Selam dostlar. Ben Sena, 1.70 uzunluğunda, dolgun ve çıkık kalçalı, yuvarlak göğüsleri olan, erkekleri kolayca etkileyebilen bir bayanım. Anlatacağım vaka 16 yaşımda, Lisede okurken gerçekleşti. Okulumuzda fazlaca yakışıklı erkekler vardı. Ama benim en çok ilgilendiğim, benlede en oldukça ilgilenen ve sonralarda bana ilgisini açıkca söyleyen Murat bir başkaydı. Murat 1.92 uzunlukta, omuzları geniş, spor yapmış olduğu için kaslı bir vücudu olan, dudak ısırtacak derecede yakışıklı bir erkekti. Onunla tanışalı 2 ay olmuştu ve bizim aramızda hoş bir muhabbet oluşmuştu. Beni sınıftan alır, birlikte bahçeye çıkardık. Birlikte sigara içerdik.

Bir haftasonu arkadaşlarla buluşacaktık ve Muratta gelecekti. Birlikte bir kafeye gittik söyleşi muhabbet derken yanıma sokuldu ve elini omzuma attı. Bende hafifçe kendimi ona doğru bastırdım. Bir zaman öyle oturduk. Sonra yavaşça elimi tuttu ve kulağıma “Sevgilim olur musun prenses?” diye fısıldadı. O anda dünyalar benim olmuştu. Ben de onun kulağına uzandım ve sükunet içinde, “Evet!” dedim. Artık bahçede, koridorda, kantinde hep el eleydik. İlişkimizin 8. Ayında ilk defa öpüşmüştük. Ama ne öpüşme!

Yine parkın tenha olduğu bir saatte yan yana oturuyor, birbirimiz öpüyor, okşuyor, bir yandanda sohbet ediyorduk. Sonra Murat beni nazikçe belimden tutarak kucağına oturttu. Siki tam olarak amımın altındaydı ve taş gibiydi. Hissedebiliyordum. Sonra yavaşça işaret parmağıyla çenemi yukarı ittirip yüzümü yüzünün hizasına getirdi. Kulak mememi öptü ve “Seni istiyorum prenses!” diye fısıldadı. Sonra yavaşça dudaklarını dudaklarıma değdirdi. Benim mukabil verdiğimi gönce nazikçe dudaklarımı öpmeye başladı. Ben de onu öpüyordum. Bir eli belimde, bir eli ise kalçamdaydı. Nazikçe okşuyordu. Benimse bir elim göğsünde, diğer elimse saçlarındaydı. Dudaklarımı emiyor, dilini atğzıma sokuyor, beni delirtiyordu. Dillerimiz resmen birbirini sömürüyordu. Nefes nefese kalmıştık. Başımı omzuna yaslamış nefesimin düzene girmesini bekliyordum. Murat ise bana temenniler ediyor, saçlarımı okşuyordu.

Aradan bir hafta geçmişti Murat beni evlerine çağırdı. Aileme, bir kız arkadaşımda kalacağımı söyleyerek, adeta uçarak Murat’ın evine gittim. Yaz mevsiminde olduğumuz için altıma mini şort, üstüme askılı üzerime 1 gövde büyük gelen bir tişört giymiştim. İçime kırmızı bir tanga giymiştim, sütyen takmamıştım. Hafif makyaj yapmış, kırmızı bi ruj sürmüştüm. Saçlarımı aleni bırakmıştım. Ayağıma da Vanslarımı giydiğimde tam bir afet olmuştum. Hemen Murat’a gittim. Güzel bir yemek hazırlamış masayı kurmuş, iki adet mumyakmıştı. Çok duygusal bir ambiyanstı. Hemen yanıma geldi ve sarıldı. Çok hoş bir parfüm sıkmıştı. Kokusu beni benden alıyordu. Sonra yavaşça beni kalçalarımdan tutarak kaldırdı ve şehvetle öpmeye başladım. Bense kendimi yitirmiş çılgın şeklinde inliyordum ve sırtını okşuyordum. Sonra yavaşça kucağından indirdi beni ve “Hadi yiyecek yiyelim!” dedi. Güle eğlene yemeklerimizi yedik, birazda içtik.

DVD’ye bir duygusal komedi türünde film koydu, izlemeye başladık. Kafasını göğüslerime yaslamıştı, bense saçlarını okşuyordum. Sonra bacaklarımı okşamaya başladı. Bu beni çıldırtıyordu. Aniden bana doğru döndü ve ben de mecburen kanepeye uzandım. Şimdi tamamen üstümdeydi. Vücudunun her hattını hissedebiliyordum. Sonra dudaklarıma yapıştı. Sanki yaşamı buna bağlıymışcasına emiyordu. Elleri kalçalarımda doğruldu ve beni kucaklayıp döşek odasına götürdü. Beni yavaşça yatağa bıraktı ve yeniden üstüme çıktı. Dudaklarımı yine sömürmeye başladı. O kadar fazlaca zevk alıyordum ki, adeta uçuyordum. O kaslı ve mükemmel vücudun altında ancak kıvranabiliyordum.

Askılı tişörtümü çıkardı ve hiç zaman kaybetmeden göğüslerime yumuldu. Bense o zamana kadar asla tatmadığım bir zevki tadıyordum. Göğüs uçlarımı emiyor, ısırıyor, ara sıra tamamını ağzına almaya çalışıyor, alt yuvarlağını ısırıyor, beni adeta uçuruyordu. Sonra şortumla birlikte tangamı da indirdi. Hemen amıma yumuldu. Amımın ıslak olmasına aldırış etmeden çılgınca yalıyordu. Bense başını amıma bastırıp, delice inleyebiliyordum sadece. Dilini amımın içine sokuyor, klitorisimle oynuyordu. Ve ben kasıla kasıla, çığlıklarla orgazm oldum. Murat ise orgazm olmama aldırış etmeden halen daha amımı yalıyordu. Çok geçmeden tekrar orgazm oldum. Kafasını amımdan kaldırdığında yüzünde tutkuyla karışık fazlaca tatlı bir gülümse vardı. Hemen kalktım udaklarına yapıştım…

Dudaklarımız ayrılmış olduğu benzer biçimde onun boynunu, göğsünü yalaya yalaya aşağıya indim. Pantolonunun fermuarını indirdim, sonra da boxerını. Ve işte beni göklere uçuran Murat’ın siki gözlerimin önündeydi. Bileğimden daha kalın, uzun, fazlaca heybetli ve damarlıydı. Kafası pespembeydi. Ellerini kalçlarıma attı ve “Şimdi sıra sende prenses!” dedi. Daha önce asla sakso çekmemiştim, ama porno filmlerde fazlaca izlemiştim. Murat’ın yarağının kafası anca ağzıma sığıyordu. Bir elimle taşaklarıyla oynuyordum, diğer elimle yarağına 31 çektiriyodum. Hemde yarağını deli benzer biçimde emiyordum. Ben emdikçe aslına bakarsanız devasa olan yarağı dahada büyüyordu. Emdikçe sıvıları geliyordu, fazlaca tatlıydılar. Hepsini emiyordum.

Sonunda, “Yeterli!” dedi ve beni omuzlarımdan iterek yatağa yatırdı. Kulak memelerimi emmeye başladı, o sıradada göğüslerimi okşuyordu. Sonra boynuma doğru indi. Ben artık dayanamıyordum. Amım yanıyordu. “Sik beni aşkım, sik beni Murat. Erkeğim!” diye inliyordum. Üzerime uzandı, “Bakire misin sevgilim?” diye sordu. “Evet, fakat bekaretimi sen al istiyorum, senin kadının olmak istiyorum!” dedim. Yavaşça kalktı, odadan çıktı. Geldiğinde elinde peçeteler vardı, “Bunlara ihtiyacımız olacak!” dedi ve gülümsedi. Aman Tanrım o kadar seksiydi ki!

Üzerime çıktı, bacaklarımı ayırdı ve yarağını amıma hizaladı. Yavaşça sokmaya başladı. Başı girdiğinde sanki dünyam başıma yıkılmıştı. O kadar canım yanıyordu ki, o an attığım çığlık hala kulaklarımda. Bir zaman o şekilde bekledi. O sırada kulak memelerimi emiyor, göğüslerimi okşuyordu. “Zor kısmı sonlanmış oldu birtanem, kafası girdi. Artık sen de zevk alıcaksın!” diye fısıldıyordu. Sonra yavaşça dahada girmeye başladı. Tanrım o nasıl bir acıydı, sanki içimi yarıyordu. Sonunda tamamı içimdeydi ve içimi tamamen doldurmuştu. Rahim duvarımı zorluyordu. Eğildi ve göğüslerimi emmeye başladı. Sonra uzanıp peçeteleri aldı ve yavaşça sikini çıkardı. O an amımdan bir miktar kan aktı.

Sonra yavaşça yine soktu. Hareketlerinde beni incitmemeye, özellikle zevk almama oldukca önem veriyordu. Hızlanmaya başladığında artık acının yerini zevk almıştı. Müthiş zevk alıyordum. Sonra pozisyon değiştirdik ve Murat bacaklarımı göğsüne alıp amıma kökledi. İlk seferki benzer biçimde yavaş davranmıyodu. Sanki bir tren pistonu gibi gidip geliyordu. Ve benim vücudumu bir titreme sardı. Orgazm olmuştum. Zangır zangır titriyor, durmadan kasılıyordum. Muratsa durmak bilmiyordu. En azca otuz dakika beni o pozisyonda sikti. Kaç kere orgazm olduğumu hatırlamıyorum bile.

Sonra o sırtüstü yattı ve benim üstüne çıkmamı istedi. Hemen çıktım. Yarağı kalın olduğundan kolayca alamıyordum. Resmen amımın duvarları yırtılıyordu. Yavaş yavaş oturup kalkarak yarısını aldım. O damarlı sert yarak beni kendimden geçirmişti. Birden tamamen oturdum üzerine ve derin bir, “Ohhhh!” çektim. Muratsa up uzun nefesini verdi. Benim hareket etmeye başladığımda Muratta boş durmuyor göğüslerimi yoğuruyordu. Aman Tanrım! Göğüslerimi okşamasının etkisiyle sarsıla sarsıla orgazm oldum ve üzerine bıraktım kendimi. O ise durur mu? Alttan pompalamaya başladı, beni yeniden zevkin doruklarına çıkarıyordu. Hem pompalıyor, hem benle öpüşüyor, hemde vücudumu okşuyordu. “Mükemmelsin! Harikasın!” benzer biçimde şeyler söylüyordu.

Sonra beni yan yatırdı ve öyleki sikmeye başladı. Tanrım, minimum bir buçuk saattir sikişiyorduk ve ben orgazmlarımın sayısını unutmuştum. Oysaki Muratta ne bir kasılma, ne bir duraksama. Kaşık pozisyonunda da yarım saate yakın sikiştik. Artık dermanım kalmamıştı. Bacak kaslarım kasılmaktan yorulmuştu. Son orgazmımı olduktan sonra ona, “Aşkım ne olur artık boşal. İnan oldukca yoruldum, bayılacağım!” dedim. O ise, “Peki kadınım!” dedi ve misyoner olduk. Hızla gidip gelmeye başladı. Yarağı o kadar şişmiş ve uzamıştı ki, resmen kolum kadar olmuştu. Bense o anda bunları düşünemiyor, ancak içimdeki sert yarağın zevkini çıkarıyordum. Beş-altı dakika daha gidip geldikten sonra ben son orgazmımı olurken, o da amımdan çıktı ve göğüslerime ve birazda göbeğime fışkırdı. Ama ne fışkırma! Dölleri minimum yarım çay bardağını doldururdu. Sonra yanıma yığıldı.

Bir vakit nefesimizin düzene girmesini bekledik. Sonra bana doğru döndü ve dudaklarımdan öptü. “Harikasın birtanem. Keşke seni daha önce sikseydim!” dedi ve dudaklarıma küçük bir öpücük kondurdu. Yatak benim am sularım ve tükürüklerle dolmuştu. Çarşafsa kaymıştı. Bu kadar çılgınca sikiştiğimizin farkında değildimBeni kucağına aldı ve “Hadi banyo tecrübe edelim!” dedi. Beni kollarında banyoya gçtürdü. Önce o beni yıkadı, sonra ben onu yıkadım. Sonrasında çarşafları değiştirdik ve çırılçıplak birbirimize sarılarak uyuduk. Uyuduğumuzda esasen saat 05:30 idi.

Sabah kalktığımda yanım boştu. Şortumu ve askılımı giydim. Bir baktım ki sevgilim bana kahvaltı hazırlıyor. Gelde böyle bir sevgiliyi sevme! Murat ile halen daha idame eden güzel bir ilişkimiz var. O şu anda Anadolu Üniversitesi’nde okuyor. Ve bir aksilik eğer olmazsa, seneye ben de onun okuduğu parçaya gideceğim.